Danışma Meclisi Aralık Ayı Toplantısı...
AK Parti Ankara İl Başkanlığı Danışma Meclisi Aralık Ayı Toplantısı, AK Parti Genel Merkezi’nde yapıldı.
Toplantıya Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AK Parti Ankara İl Başkanı Murat Alparslan, AK Parti Ankara Milletvekili ve İKOPAB Türk Grubu Başkanı Prof. Dr. Emrullah İşler, Ankara Milletvekillerinden Nurdan Şanlı, Ahmet İyimaya, Seyit Sertçelik, Haluk Özdalga ve Fatih Şahin, İlçe Belediye Başkanları, AK Parti İlçe Başkanları, teşkilat mensupları ve çok sayıda partili katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan AK Parti Ankara İl Başkanı Murat Alparslan yaparak “AK Parti’den sonra söz de karar da millet dendi. Başbakanımız “Bu partiyi millet kurdu. Biz sadece tabelalarını astık.” demişti. Genel Başkanımız ayrıca AK Parti bir dünya markası olacak demişti. AK Parti bugün tüm dünyada itibar sağlamış bir partidir.” dedi.
Murat Alparslan, bu toplantının AK Parti’nin başarısının tesadüf olmadığını gösterdiğini belirterek, “Kurulduğunda halkın umudu olan, kendinden önceki tüm siyasi gelenekleri, köhnemiş yapıları, demokrasi ve siyaset üzerindeki vesayet rejimlerini elinin tersiyle iterek, “hiçbir şey eskisi olmayacak” diyen partimiz, bugüne kadar katıldığı tüm seçimlerde bir öncekinden daha çok oyla çıkmışsa, bunda en büyük emek, en büyük destek sizlerindir. Allah hepinizden razı olsun.” dedi.
Alparslan’ın ardından AK Parti Ankara İl Sekreteri Murtafa Başer, tüm birimlerin yaptıkları faaliyetlerin anlatıldığı faaliyet raporunu okudu.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da 2011 yılında Türkiye’de ve dünyada yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmelerin değerlendirmesini yaptığı sunumunda, Avrupa’da yaşanan ekonomik durgunluğa değinerek, bu bölgede yaşanan sorunların çözülememesinin nedeninin de siyasi karar alma mekanizmalarının işlememesinden kaynaklandığını belirtti. Avrupa’da ciddi bir siyasi liderlik gösterecek başbakan veya genel başkan sayısının çok azaldığını ifade eden Babacan, ”İşte Fransa’da yaşanan akıl tutulması, bu kafa, krizi, ekonomiyi yönetmeye çalışıyor. Nasıl ki Ermeni meselesinde tarihi hata yapıyorlarsa, popülizmin esiri oluyorlarsa, nasıl orada akıllara durgunluk verecek bir yanlışa, bir bataklığın içine giriyorlarsa, o kafa işte ekonomiyi de idare etmeye çalışıyor ve beceremiyor, olmuyor.” diye konuştu.
Avrupa Birliğini bir değerler ve idealler bütünü olarak gördüklerini ancak şu anda Avrupa’daki pek çok ülkenin kendi ortaya koydukları ortak değerlere aykırı hareket etmeye başladığını anlatan Babacan, şöyle konuştu: “Avrupa’nın bir iniş dönemi artık başlamıştır. Bunu zaten ekonomide görüyorsunuz. Ancak biz Türkiye olarak kendimizden çok eminiz. Ne yaptığımızı biliyoruz. Bugün AK Parti iktidarını herhangi bir Avrupa ülkesine götürün koyun, bu anlayışla bu kararlılıkla, bu dürüstlükle inanın 3 ayda sorunlar çözüm yoluna girer. Çünkü sorunlar çözülemeyecek sorunlar değil.”
Avrupa’nın liderlerinin dirayetsiz duruşunun tüm küresel ekonomiyi risk altına attığını ifade eden Babacan, bunun dünyaya olan etkilerinin düşünülüp o bilinçle ve o sorumlulukla hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
Babacan, şöyle devam etti: ”Bırakın dünyayı, Avrupa’yı, bırakın Avrupa’yı kendi ülkesini, sadece kendi şahsi dertlerine düşmüşler maalesef. ‘Benim seçimim var’ diyor, ‘ne olursa olsun’ diyor. Halbuki aynı adam bizzat ben şahidim Sayın Cumhurbaşkanımıza ve sayın Başbakanımıza söz verdi. ‘Söz veriyorum dedi merak etmeyin böyle girişimler var bunların bizim parlamentodan geçmesine ben izin vermem’ dedi. ‘Bu benim sözümdür’ dedi. Ben bizzat toplantılarda beraber olduğumuz ortamlarda kendi kulağımla duydum bunu. Geçen hafta olan ne peki, hani söz? Siyasette söz çok önemlidir. Hele hele bu devlet başkanı seviyesinde veriliyorsa bu devleti bağlar, ülkeyi bağlar ama sorduğunuzda ne diyorlar, bize haberler geliyor ‘benim seçimim var, bu seçimi geçirmek için bunları yapmak zorundayım’ diyor. Bakalım bunları Fransız halkı nasıl değerlendirecek. Hep beraber göreceğiz. İbret verici bir dönem olacak önümüzdeki dönem.”
Toplantıda gelecek döneme ilişkin ekonomi ile ilgili tedbirlere de değinen Babacan, bunlardan birinin de tasarrufları artması olduğuna temas etti. “Tasarruf oranımız bu sene milli gelirimizin yüzde 12′sine düştü. Tarihi düşük seviye. Tamam herkes geleceğe güvenle bakıyor ama şu anda maalesef hane halkımızın yüzde 45′i aylık gelirinden daha fazla harcıyor. İnsanlarımızın bankaya olan borcu çoğalıyor. Geçen sene bireysel krediler 43 milyar TL artmıştı, bu yıl onun üzerine bir 50 milyar TL daha artıyor. Buna da dikkat etmemiz gerekiyor. Herkesin ayağını yorganına göre uzatması gerekiyor.” diye konuştu25.12.2011



























